Noun Clause ( Karmaşık Özne )

Noun Clause ( Karmaşık Özne ) Hakkında Bilgi

Noun Clause ( Karmaşık Özne ), İSİM CÜMLESİ TANIMI


1 –  Ielts özel ders ( Bireysel – Ielts özel ders )
2 –  Ielts özel ders ( 4 kişilik Gruplarla- Ielts özel ders )

C. COMPLEX SUBJECT : KARMAŞIK ÖZNE ( IN APPOSITION TO THE SUBJECT) 1. Bu tür bileşik cümlelerde (complex sentence) isim cümlecikleri (noun clause) ana cümleciklerdeki (main clause) öznelerin ne olduklarını anlaşılır bir duruma getirirler. İsim cümlecikler “that”, “if/whether” bağlaçları ve bağlaç olarak kullanılan “soru sözcükleri” (question words) ile başlarlar. İstenirse “that” bağlaçı cümleden çıkartılabilir. *It is strange (that) your mother doesn’t know Turkish. Anenenin Türkçe bilmemesi tuhaf. *It is uncertain why he denied the charge. Suçlamayı niçin inkar ettiği belli değil. *It is a pity (that) Mary doesn’t live in luxury. Ne yazık ki Mary lüks içinde yaşamıyor. *There is a chance 8that) my father will come tomorrow. Babamın yarın gelme olasılığı var. Bu tür bileşik cümlelerde, ana cümlecikler (main clause) şu biçimlerde dile getirilirler : a. Ana cümlecikte (main clause) özne (subject) olarak “it” kişi zamiri kullanılır : Subject                       Linking Verbs                    Adjective it                                       is/was                                 clear it                                       is/was                                 strange it                                   is/was                                 obvious it                                   is/was                                 probable it                                       is/was                                   doubtful it                                  looks/looked                     terrible it                                  seems/seemed                 uncertain it                                  appears/appeared           odd it                                  sounds/sounded               magnificiant etc. *It seems unlikely (that) he would do such a thing. Onun böyle bir şey yapacağı olasılık içinde gözükmüyor. Yukardaki bu cümle şu biçimde de dile getirilebilir : *That he would do such a thing seems unlikely. *It is strange (that) my father doesn’t try to find a good job. That my father doesn’t try to find a good job is strange. Babamın iyi bir iş bulmak için uğraşmaması tuhaftır. *It is doubtful whether we shall get there in time. Whether we shall get there in time is doubtful. Bizim oraya zamanında varacağımız şüphelidir. *It seems clear (that) the woman had killed the man in self defence. Kadının, adamı kendini korurken öldürmüş olduğu açık bir biçimde görülüyor. *It is probable (that) my father will take a vacation in March. Babamın mart ayında tatile çıkma olasılığı vardır. *It is likely (that) I will go abroad next year. Gelecek yıl belki yurt dışına çıkacağım. *It was lucky (that) I didn’t go there. Şanslıyım ki oraya gitmedim. *It was realy astonishing that she refused to talk to you. Seninle konuşmayı istememsi gerçekten şaşılacak bir şeydi. *It appeared odd (that) no one answered the bell. Hiç kimsenin zile cevap vermemesi tuhaftı. *It was fortunate (that) I was wearing my new dress. Allah’tan ki yeni elbisemi giyiyordum. *It is possible (that) he migth have recognized my voice. Benim sesimi tanımış olması mümkündür. *It was obvious (that) the driver couldn’T control his car. Sürücünün otomobilini kontrol edemediği açıkça belli idi. *It seems almost unthinkable (that) any one should believe such nonse. Bir kimsenin böyle bir saçmalığa inanacağı düşünülemez gibi görünüyor. *It is interesting (that) you should like him. Onu sevmen çok ilginç. * Bu tür bileşik cümlelerde (complex sentence) ana cümlecikte (main clause) bir eylemin kaçınılmaz ya da önemli olduğunu gösteren sıfatlar (adjectives of urgency or advisability) kullanılırsa, isim cümleciğinde (noun clause) fiiller genel olarak yalın mastar (plain infinitive) biçiminde kullanılırki buna İngilizcede “present subjunctive” (şimdiki zaman dilek kipi) denir. İsim cümleciğinde “should” yardımcı  fiili ana fiillerin yalın biçimine eşlik edebilir. advisable                   important                urgent desirable                    mendatory               vital essential                      nesessary imperative                  rewuisite *It is necessary that your sister (should) tell the truth. Kız kardeşinizin gerçeği söylemesi gereklidir. *It is important that the student (should) solve the problem by himself. Öğrencinin problemi kendi başına çözmesi önemlidir. *It is essential that the studen (should) be punished. Öğrencinin cezalandırılması gereklidir. *It is imperative that you (should) not smoke in the library. Kütüphanede sigara içilmemesi bir emirdir. *It is urgent that the police (should) be notified about these strange people. Bu tuhaf insanlar polise ivedililikle bildirilmelidir. *It is desirable that English (should) be studied before entering the university. Üniversiteye girmeden önce İngilizcenin öğrenilmesi arzu edilen bir şeydir. *It is vital that he (should) undergo an operation pretty soon. Onun çok kısa bir zamanda ameliyat olmasının hayati bir önemi vardır. b. Ana cümlecikte (main clause) özne (subject) olarak ya “it” kişi zamiri ya da yalancı özne “there” sözcüğü kullanılır :

Subject                       Linking Verb                    Noun it                                   is/was                              a pity it                                   is/was                               a fact it                                   is/was                               a mystery it                                   is/was                               a wonder it                                   is/was                               her wish it                                   is/was                               my desire there                            is/was                               a possibility there                            is/was                               a rumour *

It is a pity (that) she forgest things so wuickly. Ne yazıkki herşeyi çabuk unutuyor. Yukardaki bu cümle şu biçimde de dile getirilebilir : *That she forgets things so quickly is a pity. Herşeyi bu kadar çabuk unutması üzücü bir şey. *It is a fact (that) we know very little about Turkey. Türkiye hakkında çok az şey bilmemiz bir gerçektir. *It was a wonder (that) the policeman didn’t recognize me. Polisin beni tanımaması hayret edilecek bir şeydi. *It was a mystery (that) the house was empty. Evin boş olması bir giz idi. *It was her wish (that) she would go to university. Üniversiteye gitmek onun arzusu idi. *It ramained a mystery who she was. Onun kim olduğu bir giz olarak kaldı. *There is a rumour (that) my friend has got married again. Arkadaşımın yeniden evlendiği söylentisi var. *There i a possibility (that) they will send us to England next year. Gelecek yıl bizi muhtemelen İngiltere’ye gönderecekler. *There is a likelihood (that) she will pass her class Muhtemelen sınıfını geçecek. c.Ana cümlecikte (main clause) öznesi “it” olan edilgen (passive) cümleler kullanılır. Subject                  Verb “to be”                     Past Participle it                             is/was                               believed it                             is/was                               known it                             is/was                               assumed it                             is/was                               thought it                             is/was                               demanded it                             is/was                               advised *It is recommended (that) I (should) take my mother to the spa. Annemi içmeceye götürmem tavsiye ediliyor. *It is demanded (that) we (should) cut off military aid to foreign countries. Yabancı ülkelere askeri yardımı kesmemiz isteniyor. *It is believed (that) Mary got married in Turkey. Mary’nin Türkiye’de evlenmiş olduğuna inanılıyor. *It is assumed (that) Anastasia left the country under a false name. Anastasia’nın ülkeyi sahte bir isimle terk etmiş olduğu varsayılıyor. *It is thought (that) they lived in the sixteenth century. Onların onaltıncı yüzyılda yaşadığı düşünlüyor. *Ana cümlecik (main clause) aşağıdaki fiillerle etken (active) ya da edilgen (passive) olarak kurulmuşsa, isim cümleciğindeki (noun clause) fiiller genel olarak yalın mastar (plain infinitive) biçiminde kullanılırlar. Fiillerin yalın mastar biçimlerine “should” yardımcı fiili eşlik edebilir. it is advised                          it is insisted                         it is required it is commanded                 it is proposed                      it is suggested it is demanded                    it is recommended             it is urged it is desired                          it is requested d. Ana cümlecikte (main clause) özne (subject) olarak kulanılan “it” kişi zamirinden sonra her türlü “tense” kullanılabilir : *It doesn’t matter how much money you will give me. Bana ne kadar para vereceğin önemli değildir. *It shocked me that Peter didn’t tell anybody where I was. Peter’in benim nerede olduğumu hiçbir kimseye söylememesi beni şaşırttı. *It struck me that the boss was behaving pretty strangely. Patronun bir hayli tuhaf davranması beni şaşırttı. *It occured to me that she might have forgotten the date. Randevuyu unutmuş olabileceğini düşündüm. *It seems to me that she has failed in the exam. Bana öyle geliyorki o sınavını veremedi. *It doesn’t interest me that Mary has won the first prize. Mary’nin birincilik ödülü kazanması beni ilgilendirmiyor. *It worried ma a bit that she didn’t phone. Telefon etmemsi beni biraz üzdü. *It seems that they are not at home. Evde yoklar gibi görünüyor. *It appears that they haven’t heard us ringing. Görüldüğüne göre zili çaldığımızı duymamışlar. *It turned out that they didn’t know we were coming. Geldiğimizi bilmedikleri ortaya çıktı. *It appears that Ahmet might change his mind. Ahmet düşüncesini değiştirebilir gibi görünüyor. 2. Bu tür bileşik cümlede (complex sentence), isim cümlecikleri (noun clause) ana cümlecikler (main clause) dile getirlen kişisel duygulara ya da zihin durumlarına yönelik düşüncelerin ne olduğunu anlaşılı bir duruma getirirler. Ana cümleciklerde özne (subject) olarak her türlü sözcük kullanılabilir. *I am sorry (that) I cannot come earlier. Daha erken gelemeyeceğim için üzgünüm. *I am worried (that) they have lost the match. Maçı kaybettikleri için üzgünüm. *I am almost certain (that) she saw me. Onun beni gördüğünden hemen hemen eminim. *I am glad (that) you have come. Geldiğiniz için çok memnunum. *I felt sure (that) the other students had done better than me. Diğer öğrencilerin benden daha iyi yaptııklarına emindim. *I am sure (that)  you will learn French. Fransızca öğreneceğinizden eminim. *I find it odd (that) you are not doing your homework. Ev ödevinizi yapmamanız bana tuhaf geliyor. *I felt confident (that) I had impressed all the teachers. Bütün öğretmenleri etkilemiş olduğumdan emindim. *We were delighted (that) we were able to help you. Size yardım edebildiğimiz için memnunduk. *I am afraid (that) there is going to be a thunderstorm. Korkarım bir fırtına çıkacak. *I am pleased (that) you have won the first prize. Birincilik ödülünü kazandığınıza memnunum. *I am surprised (that) you can’t speak English well. İngilizceyi iyi konuşamadığınıza şaşıyorum


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir